9 Nisan 2008 Çarşamba

Müge ve dert yoldaşı balığı Hüsnü

Sevgili görümcem Müge insanları ve hayvanları çok seven inanılmaz sıcak kanlı birisidir. Özellikle evcil hayvan olarak balıkları çok seven Müge anlattıkları ile hayvan ve yaşam sevgisini bizimle paylaşıyor. Sevginin ve dert ortağının büyüğü, küçüğü olmaz örneğini bize veriyor. İnternet sağolsun kendisiyle aşağıdaki röportajı gerçekleştirdik. Müge şu an Amerika'da eşi ile birlikte doktoraları üzerine çalışıyor. Bir an önce çalışmalarını tamamlayıp geri dönmelerini bekliyoruz :)
* Neden hayvanlarla ilgileniyorsun?
Hayvanlarla ilgileniyorum çünkü nedensiz, hiçbir şey beklemeden sadece sevgiye açlar. Her zaman en iyi ve en kötü zamanda yanınızda ve bir sırdaş olabiliyorlar.
* En sevdiğin hayvan türü nedir?
Küçük olan her canlıyı severim. Küçük derken yavru hallerini kastediyorum. Çünkü yavrular çok şirin oluyorlar, hatta her canlının yavrusu bana göre çok şirin oluyor. Ayrım yapmadan hepsini seviyorum:) Yavru olmayan hangi hayvan türünü seviyorsun dersen, sanırım köpekleri seviyorum. Ama hiç köpeğim olmadı. 2 senedir bir beta balığım var ve bizim için ailenin en önemli ferdidir.
* Neden bu hayvan türünü seviyorsun?
Köpekler bana daha akıllı ve sevecen geliyor. İnsanlar balıkların hafızalılarıyla dalga geçseler de, bence benim betam çok akıllı. O herşeyin farkında. Ayrıca beni ve eşim Ertan’ı da tanıyor ve ayırt edebiliyor. Onunla konuşmak için yanına geldiğimde hemen cama doğru yaklaşıp, sanki beni dinliyormuş gibi uzun uzun hareket etmeden bana bakıyor. Benim dert ortağım oluyor.
* Hayvanlarla ilgili unutamadığın bir anın var mı?
Bir seferinde kedilerle kötü bir anım olmuştu. Küçükken evin bahçesinde yeni yavrulayan bir anne kedi vardı. Ona yuva yapalım, yemek verelim diye yaklaşırken, beni tırmalamıştı. O zamandan beridir kedilerden pek hoşlanmıyorum ama yavru kedilere dayanamıyorum. Bir de balığımdan bir örnek vereyim, balığım ne zaman ona yemek versem, çok açta olsa hiç bir zaman yemine atlamaz. Uzun kuyruğunu bir o yana, bir bu yana savurur, anlayacağınız kendisi biraz nazlıdır. Ama bir kere uzun süre evde yoktuk, 3-4 gün kadar aç kaldı. Yemek verdiğim zaman yemlere öyle bir atlamıştı ki nefes almadan, hepsini birden bir çırpıda bitirmişti. Bu komik hali hala aklımdan çıkmıyor. Tabii bir daha o kadar aç bırakmadık.
* Seni en çok etkileyen vahşi veya yabani hayvan hangisi ve neden?
Sincapları seviyorum. Onları her gün okul bahçesinde görüyorum. Çok şirinler ama aynı zamanda da yaklaşmaya korkuyorum. Geçenlerde üzüm yerken birkaç taneyi çalılıkların oraya koyup, sincapların gelmesini bekledim. Üzümleri yerken gerçekten de çok sevimlilerdi :)
* Beslediğin hayvanlar hangileri ve isimleri nedir?
Beta balığım, ben ona baloncuk anlamına gelen bubble diyordum çünkü suyun yüzeyinde hep baloncuk yapıyordu. Ama eşim erkeğe bubble denir mi diye benimle dalga geçti, sonra da ona Hüsnü ismini taktı :P
* Şimdiye kadar kaç tür hayvan besledin?
Sadece balık besledim.
* Türkiye’deki hayvan hakları ile ilgili düşüncelerin nedir?
Bence Türkiye'de insanlar hayvan haklarından daha bir haberler. Gerçi Türkiye’de insanlar haklarına ne kadar özen gösteriyorlar ki hayvan haklarını önemsesinler. Bence bu bakış açısı eğitimle, ekonomik koşullarla ve yetişme tarzıyla çok ilgili. Türkiye'nin hayvanlara ve çevreye karşı bilinçlenme konularında daha çok yol kat etmesi gerekiyor. Bu bilincin verilmesi için eğitimin aile içinde başlaması oldukça önemli.
* Senin hakkında hayvan sevgin ile ilgili en çok hoşuma giden yanını da ben yazayım
Mügiş şimdiye kadar büyük bir hayvan beslememiş olmasına rağmen hayvanlarla çok iyi anlaşır. Zamanında dil için gittiği bir evde iki kurt köpeği ile bir ay yaşamış olması herhalde köpeklere olan ilgisini pekiştirmiş. Kendisi bir sıkı balık taraftarıdır. Bu tutumuyla balıkların da en az kedi ve köpek kadar bizimle arkadaşlık yapabileceğini, onların da oldukça duyarlı ve duygulu olduğunu gösteren güzel bir örnek sergiliyor. Umarım ileride istediği diğer hayvanlara da bakma şansına kavuşur.

4 yorum:

Muge dedi ki...

Basakcigim guzel sorularin, bana ve baligima yer ayirdigin icin cok tesekkurler:)
Seni cok seviyorum kardis!

Başak Pirtini dedi ki...

Canim Mügecim, ben de seni cok opuyorum. Sevgilerimle...

Leyla dedi ki...

Sevgili Basak,
Blog'unu ilk kez bugun okudum, ve ozellikle dogal cig beslenme konusunda yazdiklarina %100 katiliyorum. Benim kedim hazir mamalardan yiyordu ve hastalandi, en sonunda asil hastalik nedeninin hazir kedi mamalari oldugu anlasildi. Ben su an Amerika'da yasiyorum, ve burada holistik pet shop'larda cig mamalari bulmak mumkun. Turkiye'ye donunce kedimi cig gidalarla nasil beslemeye devam ederim diye arama yaparken senin blogunu buldum(kedilerimiz.com'a yazdigin yorum sayesinde). Lutfen bilimsel verilere dayanmadan cig et parazit yapar diye yazanlara sakin aldirma, hevesini kirmalarina izin verme. Detayli beslenme bilgilerin icin cok tesekkur ederim. Eminim buradan birseyler siparis edip getirtiyorsundur, ama senin icin herhangi bir kitap, bitki ozu, yagi vs. getirmemi istersen, seve seve gelirken getiririm.Temmuz ayinda Turkiye'te kesin donus yapiyorum.
Sewgiler
Leyla Kabasakal

Başak Pirtini dedi ki...

Sevgili Leyla, Türkiye'ye kesin dönüs yapmana cok sevindim. Türkiye'de de bilincli, holistik yöntemleri uygulamayi isteyen hayvan sahiplerine ihtiyac var. Insanlar, ozellikle veteriner hekimler cok onyargili. Ben de simdiye kadar kendi cabalarimla cig beslenme konularinda bilgi edindim, bir suru yahoogrubuna uye oldum. Amazondan kitaplar ismarladim. Nazik teklifine cok tesekkur ederim. Senin de kullanabilecegini dusundugum burada satilmayan pet homeopati kiti bulursan kendine edinmeni oneririm. Ben henuz daha kitaplarini aldim. Ancak yeni bir kursa baslamayi istiyorum. Birlikte denemis oluruz. Hahnemanlabs ve Helios var onerilen. Evde kullanım icin first aid kit yeterli olacaktir. http://www.hahnemannlabs.com/ http://www.helios.co.uk/petcare.html
Istanbul'a gelince gorusmeyi cok isterim. Mail adresini bashico@bashico.com a iletirsen iletisimde kalalim.