12 Aralık 2012 Çarşamba

ölen köpeğimle iletişim



Efe ölünce 4 yaşındaki kızım beni teselli etmek istedi. Dedi ki “Anne üzülme, tekrar köpek alırız, adını da Efe koyarız”. Ben de bu kadar üzüldüğümü gören kızlarıma açıklama yaptım. “Bizim bedenimizin içinde bir ışık var. Biz ölsek de ışığımız hiç bir zaman ölmüyor, sonsuza kadar yaşıyor. Biz ne zaman istersek Efe ışığı ile yanımıza gelebilir.”

Efe yaşadığı zamanlarda iki minik kızıma kötü rüya gördüklerinde “Efe’yi çağırın, o rüyanıza gelir, kötülere havlar, onları kovalar, sizi korur” derdim. Halen geceleri korktuklarında “ Efeeee, Efeeee” diye bağırır Efe’nin ışığını rüyalarına çağırırlar.

Her iki Efe isimli kurt köpeğim de harika birer dosttu. Doğaya dönme yolumda benim dönüşümümün başlangıcı oldular. İkinci köpeğim ölünce üyesi olduğum hayvan iletişimi grubuna (animal communication yahoogroups) ikinci Efe’nin bir resmini koyup hiç bir detay vermede ani ölüm sebebini sordum. Resimler zamanın durmuş halinin koordinatları olduğundan resme bakarak canlı ya da ölmüş varlıklarla iletişim kurmak mümkün. Bunu hayvanlarla iletişim bloglarımda anlatmıştım. Öldükten sonra Efe ile gruptaki gönüllüler tarafından yapılan aşağıdaki konuşmalar beni o kadar etkiledi ki ölümün bir son olmadığını bana tekrar hatırlattı. Belki bir gün Efe’nin ışığı tekrar bedenlenerek bu hayatta tekrar bana gelir.

Hayvanlarla iletişim grubundan gelen Efe ile konuşma mesajları:
“Merhaba, Efe çok çok yakışıklık bir köpek. Onunla iletişime geçmeye çalıştığımda beni en çok etkileyen, sanki bir duvarmışcasına, onun etrafında hissettiğin suçluluk ve büyük üzüntü. Onları kaybetmenin, hele onları henüz tüylerini okşamaya doyamadan aniden kaybetmenin şokunun ne kadar zor olduğunu biliyorum. Biliyorum ki yapabileceğin herhangi bir şey, ya da daha fazla bir şey olup olmadığını, veya neyi eksik yapmış olabileceğini öğrenmek için,  için içini yiyor. Acaba bir şeylerin yolunda gitmediğini farketmek için gerçek hayat ile çok fazla mı meşguldün? Ve şimdi hissediyorsun ki ona daha iyi bakmadığın için aniden öldü.

Peki.

Bunlar hakkında hiç bir suçluluk duygusu hissetmen gerekmiyor. Eğer tahmin ettiğim kadar çok onu sevdiysen, onu önemsememiş olacağını hiç düşünemiyorum. Kuvvetli bir şekilde hissediyorum ki, Efe ile ilgili ne oluyorduysa, Efe onu göğsüne yakın tuttu. Senin bilmeni istemedi. Hissediyorum ki, Efe’nin ölüm zamanı sırasında senin kafanda pek çok üzüntü vardı ve o seni daha fazla yormak istemedi. Onun başına gelen şey KENDİ seçimiydi, herşey için en iyisi olduğunu düşündüğüydü. Bu kararının senin için bu kadar yıkıcı bir etki yaratacağını düşünmemişti. Ve onun en büyük pişmanlığı şu, senin bütün üzüntülerini yüklenebilme gücünü hafife almıştı. Bu söylediklerine göre, onun yaptığının her şey için en iyisi olduğunu düşünüyorum. Hayatındaki olaylar teker teker çözümlendikçe daha fazla anlayış deneyimleyeceksin ve farkedeceksin ki bir şeylerin gerçekleşme yolu aslında olabilecek en iyi şekilde olmuş.” Allison (Avustralya)

“Ben onun yapması gereken bir şey olduğu hissini alıyorum. Biliyorum çok fazla yardımcı olamıyor bu ama tüm hissettiğim bu. Kişisel bir şey değildi, sadece yapması gereken bir şey vardı. Kaybına çok üzüldüm ve yapabilseydim seni kucaklar ve içindeki tüm üzüntüyü atana dek ağlamana yardımcı olurdum.” Happy Amber

“Ben çok hızlı gelişen bir türlü kalp sorunu hissediyorum. Fakat kesin kalp ile ilgili. Umarım bu yardımcı olur.” Sharon

Sonuç olarak, veteriner hekimimiz Efe büyük ihtimal kalpten gitmiştir, öyle duygusal üzüntüden kendini kapatıp gitmez gibi anlamsız bir şey söyledi. Yukarıdaki mesajlar Efe’nin algısının ne kadar açık ve hisli olduğunu doğruluyor L Ben kalbinin üzüntüden sıkıştığını düşünüyorum. Bir dost kazanmak çok zor ama kaybetmek çok kolay. Her an her şey olabiliyor, ancak gidenlerin arkasından tekrar onlarla iletişime geçebilmek inanılmaz bir şey. Gruptan gelen mesajlar beni duygusal olarak çok rahatlattı. Umarım yakında Türkiye’de de köpeklere sadece fiziksel hastaları olarak bakmayacak, onların duygusal ve ruhsal derinliklerini görebilen ve hayvan iletişimcileri ile birlikte muayenehanelerinde çalışan, bizi doğal bakım ve doğal beslenme konularında daha iyi anlayabilecek holistik veteriner hekimler olacak.
Hayvanlar ile telepatik iletişim konusunu merak edenler diğer bloglarıma bakabilirler.

Şimdi ne mi yapıyorum? İki kızımın köpek almak için hayvan bakabilecek yaşa gelmelerini bekliyorum. Bir yandan da köpek ve annelik bloglarımı yazıyorum :)

Köpeklerimizle birlikte uzun, sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileklerimle…

**************************************************

Hayvanlarınızla iletilişim seansı almak ister misiniz?

6 yorum:

Ozge Ince dedi ki...

Benim de cok yakin bi zamanda kedim öldu. Cok ani oldu daha 5 yasindaydi ve hergun aci cekiyorum. Bu yaziniz beni umitlendirdi onunla iletisime gecmek cok istiyorum cok ozluyorum. Son nefesini kucagimda verdi. Bu yaziniz beni umutlendirdi bilmiyorum olabilir mi boyle bisey ama denemek istiyorum. Ne yapabilirim bu konuda?

Neslihan Öz dedi ki...

Basak hmn kopegim tarçın 12gun içinde hastalandi ve uyutalim dedi veteriner. Acim tarifsiz bana ulasin lutfen.yanlis mi yaptim

neslisel2011@hotmail.com

ayhan dedi ki...

Çok üzüldüm

Unknown dedi ki...

5 Ocak'ta Hermes'imi kaybettim,benim için hayat durdu...nisan 2000 doğumluydu,çok sağlıklıydı,hiçbir sorunu yoktu.Kısa bir süre önce epilepsi başladı,yaşlılığa bağlı epilepsi olabiliyormuş.İlaçla düzene girmişti,herşey yolundaydı ancak yılbaşından 1-2 gün önce nöbetler başladı. 1 Ocak cuma sabahı kliniğe götürdüm,5 gün içerisinde bütün tablo değişti...son geçirdiği nöbetler vücudunu yıprattı,ne yazık ki 15,5 yaş faktörü orada devreye girdi.Hekim başından beri epilepsinin yaşamının sonlanması için bahane olduğunu söylüyordu ama ben kabul edemedim.Yarın 4 hafta olucak,çok zorlanıyorum...onunla iletişime geçmek istiyorum...günlerdir bu konuyla ilgili ne bulabilirim diye düşünüyordum tesadüfen yazınız karşıma çıktı...

Ayda Tunç dedi ki...

5 Ocak'ta Hermes'imi kaybettim,benim için hayat durdu...nisan 2000 doğumluydu,çok sağlıklıydı,hiçbir sorunu yoktu.Kısa bir süre önce epilepsi başladı,yaşlılığa bağlı epilepsi olabiliyormuş.İlaçla düzene girmişti,herşey yolundaydı ancak yılbaşından 1-2 gün önce nöbetler başladı. 1 Ocak cuma sabahı kliniğe götürdüm,5 gün içerisinde bütün tablo değişti...son geçirdiği nöbetler vücudunu yıprattı,ne yazık ki 15,5 yaş faktörü orada devreye girdi.Hekim başından beri epilepsinin yaşamının sonlanması için bahane olduğunu söylüyordu ama ben kabul edemedim.Yarın 4 hafta olucak,çok zorlanıyorum...onunla iletişime geçmek istiyorum...günlerdir bu konuyla ilgili ne bulabilirim diye düşünüyordum tesadüfen yazınız karşıma çıktı...

Başak Pirtini dedi ki...

Ayda hanim acinizi paylasiyorum :( blogumda yazanlari deneyin goreceksiniz ise yariyor. Ben defalarca yaptim. Benden isterseniz bana dogalanneyim@gmail.com a bir eposta gonderin. Sevgiyle kalin.