10 Şubat 2008 Pazar

Etoburlar için doğal ve çiğ beslenme -2-

Etoburlara yönelik en doğal beslenme olduğunu düşündüğüm "çiğ beslenme" üzerine yazılarım devam ediyor. Kedi ve köpeklerde çiğ beslenme (raw feeding) pek çok sağlık problemine iyi geldiği gibi yüksek performans beklenen köpekler için en iyi diyettir.

Neden çiğ besinlerle beslemeli?
Günümüzde köpeklerini kanser ve kronik rahatsızlıklar sonucu kaybeden pek çok hayvan sahibi köpeklerini doğal bir yöntem olan çiğ beslenmeye geçiriyor. Bunlarda biri de Amerikalı Köpek eğitimcisi Laura Gibson (http://furrstplace.com/dog-nutrition.html). Doğru beslenme bağışıklığı kuvvetlendirdiği gibi köpeklerin doğal olarak hastalıklar, kene, pire, manga, kimyasal ve çevresel etkilere karşı savaşmasını sağlıyor. Laura’ya göre insan yemeği kalitesindeki organik etler (koruyucu ve katkı maddeleri, hormon ve antibiyotik içermeyen) bağışıklı sisteminin doğru çalışmasını sağlıyor. Köpek beslenmesinde ette bulunan enzimler, probiyotikler ve prebiyotikler oldukça önemli bir yere sahip.

Avustralyalı Veteriner Hekim Dr. Ian Billinghurst, Amerikan halkında çiğ beslenme konsepti konusunda farkındalık yaratan ilk kişidir. İlk BARF ismini kullanan ve bunu bir marka haline dönüştüren kişidir. Şu an bu terim pek kullanılmıyor, daha çok “çiğ beslenme” olarak geçiyor. Takipçileri çiğ beslenmede pek çok farklı terim kullanıyorlar ancak sonuçta doğa ananın etoburları yarattığı şekilde besliyoruz.

Çiğ beslenmenin faydaları nelerdir?
-Hayvanınızın ne yediğini kontrol edersiniz.
-Sağlıklı hayvanlar, daha az veteriner masrafı çıkarırlar.
-Dengeli enerji: “hiper” hayvanlar sakinleşir, halsiz olanların enerjileri artar.
-Doğal olarak bembeyaz temiz dişler.
-Küçük, nerdeyse kokusuz ve çabuk dağılan dışkılar.
-Ticari mamalarda bulunana göre daha az kimyasallara maruz kalma.
-“Köpek” kokusunda azalma ve temiz kokan ağız.
-Sıkça, davranış bozukluklarının ve fiziksel eğilimlerin düzelmesi.
-Henüz kanıtlanmamış ama çok daha düşük oranda şişkinlik.
-Yüksek kalite diye nitelendirilen kuru mamalara yakın veya daha ucuz maliyet.

Çiğ beslenme taraftarları o kadar mutlular ki sonuçlara bakınca eğer veteriner hekiminiz sizinle aynı görüşleri paylaşmıyorsa o zaman siz de başka bir veteriner hekim bulun diyorlar. Ben de bu konuyu araştırırken birkaç yıl önce Türkiye’de de insanların tartıştığı çiğ beslenme üzerine Pan Pet Kliniği Veteriner Hekimi Hakan Bey’i buldum. Kendisine telefonda anlattıklarımı ilgiyle dinledi ve beni tanımamasına rağmen önerilerde bulundu. Kliniğin sitesinde çiğ beslenmenin bir akımı olan BARF (Bones and Raw Food) üzerine sitelerinde yazıları da var. Bu yazılara diğer bloglarımda tekrar yer vereceğim.

Çiğ beslenmenin zorlukları nelerdir?
Çiğ beslenme aslında kendinizi ve ailenizi beslemekten daha zor değildir. Birkaç jenerasyondur ticari evcil hayvan maması üreticilerini dediklerini dinleyerek büyüdüğümüz için bu tip beslenmeyi anlayamayacağınızı düşünebilirsiniz. Bunu etoburları beslemenin gerekliliklerini öğrenerek ve elimizdeki tercihleri inceleyerek aşabilirsiniz. Bunun için çiğ beslenme konusunda bulabildiğiniz kadar bilgiyi, kitabı okumanız, e-grup listelerine üye olmanız, çiğ beslenme uygulayan diğer hayvan sahiplerinin deneyimlerini dinlemeniz sizin için faydalı olacaktır.

Hayvanınızın beslenme şeklini değiştirmeye karar verdikten sonra yiyecek temin edeceğiniz kaynakları belirlemeniz ve hayvanınızın büyüklüğüne göre bir derin dondurucu edinmeniz gerekli olabilir.Buna ek olarak, bunu etrafınızda uygulayan ilk kişi iseniz, her zaman size iyi niyetlerinden fakat yanlış bilgilerinden dolayı fikrinizi değiştirmeye çalışacak aile bireyleriniz, arkadaşlarınız ve veteriner hekiminiz olacaktır. En güzeli benim de yaptığım gibi işi doğanın eline bırakıp başkalarına söylemeden değişikliği yapmaktır. Bir kere hayvanınızdaki pozitif değişiklikleri görünce çiğ beslenme hakkında daha az negatif yorumda bulunacaklardır. Mesela benim eşim aylarca bu konuyu okuduktan sonra kedilerimizi çiğ beslenmeye geçirmek istediğimde benim onlara zarar vereceğimden, alıştıkları düzeni bozmanın iyi olmayacağından bahsetmişti. Sonuçta okuduğum ve inandığım binlerce satır boşa gitmeyecekti. E-gruptaki diğer taraftarların da desteği ile dönüşümü başarı ile tamamladık.

Kemik ve çiğ besinler mi?
Bize her zaman kemiklerin, özellikle tavuk kemiklerinin evcil arkadaşlarımıza verebileceğimiz en kötü yiyecek olduğu söylenmiştir. Bu bilgi kendi yemeğimizi pişirip yemekten arta kalan kemikleri de hayvanlarımıza vermekten geliyor. Pişmiş kemikler kurur, elastikiyetini kaybettiği sindirim yolunca iç organları çizen sivri kıymık gibi parçalara bölünür. Çiğ, etli kemikler yumuşak ve esnektir. Siz de denediğinizde benim gibi etobur çenesinin nasıl kemikleri kırmak için yaratıldığını görüp hayran kalacaksınız. Kedim Boncuk kocaman tavuk kemiklerini büyük bir ustalıkla aynen çekiçle vurulmuş gibi kırıyor, sonra da bir güzel yutuyor. Hele kurt köpeğim Efe donmuş kuzu kemiklerini 10 saniyede paramparça edip yok ediyor. Bir de aynı kemiği öğütücüde deneyin, an az 5 dakika sürecektir. Kedi ve köpekler kesinlikle doğa ana tarafından bu şekilde yemek için yaratılmışlar.

Peki salmonella, toksoplazma ve diğer bakteriler ne olacak?
Bakteriler her yerdedir. Her tarafımızda bakterilerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Kedi ve köpeklerin sindirim sistemi insanlara göre daha kısa ve barsakları boğumsuz olduğu için bakteriler henüz çoğalmadan onları sindirmeye adapte olmuştur. Salmonella ve toksoplazma tavukta bulunur ama aynı zamanda sebzelerde, tezgahınızda, yerlerde, arka bahçenizde, sokakta, parkta ve diğer yerlerde de bulunur. Tezgahınızı her zaman sabunlu su ile yıkayarak yemiz tutun ve dikkat edin. Etleri tuttuktan sonra elinizi iyi yıkayın. Yiyecekleri her zaman nasıl hazırlıyorsanız aynı şekilde devam edeceksiniz.

Çiğ beslenme güvenli midir?
Hayatın kendisi güvenli değildir. Tüm seçenekler belli bir risk taşır. Kuru mama yerken boğazına mama takılara ölen veya kemikler boğazında kalan hayvanlar duymuşsunuzdur. Çiğ beslenme hayatta diğer şeyler ne kadar güvenli ise o kadar güvenlidir. Hayvanlarınızı her zaman beslerken göz önünde tutun ve onların içgüdülerine güvenin. İlk başta nasıl yemelerini bilmeyebilirler, kusup tekrar çiğneyebilirler ancak zamanla onlar da dikkatlice kemikleri ve etleri yemeyi öğreniyor.Bir seferinde Maviş yediklerini henüz adaptasyon döneminde iki santimlik bir kemik kusmuştu. Kemiğin uçlarının aynen tahta gibi nasıl yumuşamış olduğunu görünce çok şaşırmıştım. Hele unufak olan dışkılar gördüğünüzde daha çok şaşıracaksınız. Sonraki beslenme blogumda çiğ beslenmenin yöntemini anlatacağım.

Kaynak: Betty Lewis, RVT, Dr. A.N. http://home.earthlink.net/~pawsreflect/nutrition.html
Fotoğraf: Kedim Maviş tavuk etlerini keyifle yiyor.

5 yorum:

Narince dedi ki...

Merhaba, bloga halen bakıyor musunuz soruma yanıt gelecek mi bilmşyorum . Yine de size soracağım. Kedilerini yaklaşık bir yıldır çiğ etle besliyorum. Maalesef bu düzenimizi onaylayan bir veterinerimiz yok. İki ay önce kedilerimizden biri balkondan düştü. Kırık çıkık olmadan atlattık. Ancak iki aydır sırtını kaldırarak kambur denebilecek şekilde yürüyor. Biz hep düşmesine bağlayıp geçecek diye bekledik. Geçen hafta gittiğimizde veteriner yine kırık çıkık yok dedi ve bu şekilde yürümesinin sebebini çiğ beslendiği için parazit oluşumuna bağladı. Hem de tahlil yapmadan. Sadece kan tahlili yaptı bütün değerleri çok güzeldi. Çiğ eti bırakın deyip parazit tedavisine başladı. Biz daha evvel hiç parazit ilacı kullanmamıştık. Ben yine de çiğ eti kesmedim, parazit ilaçlarını kulanıyorum. Yine de acaba tedavi süresince kessemiydim diye endişeliyim. Siz ne düşünürsünüz bu konuda?

Başak Pirtini dedi ki...

Merhaba Narince,
Bloguma iki kızımdan dolayı pek nadir giris yapıyorum ama yorumları merakla takip ediyorum :) Cig beslenmenin yapay, pisirilmis, katki maddeli mamalarla karsilastirilmasi mumkun bile degil. Hangi hayvan ne yemek icin dogduysa o sekilde beslenmeli ki tam saglik, enerji, zihinsel potansiyelini yasasın. Parazitten suphe varsa poposundan cikan parazit gorebilirsiniz. Kakasına mikroskopta bakıp teşhis koyulmalı. Parazit tedavisi yaparken sizin insanlar icin satilan etleri yedirmenizde ne sakinca olabilir ki? Biraz bunları sorgulamak gerekiyor. 3 ayda bir cig beslenmeciler ic dronsit hapı ile ya da dogal parazit sokturucu kabak cekirdegi ve yag ile garantiye aliyorlar. Cig beslenmeden ziyade dusmeden dolayı sinir sıkışması olmuş olabilir. Bence kedinizin dusup yasamasina sukredin, bol bol sevin, enerji verin, dogal besleyin, kediniz en iyi potansiyelini yasayacaktır. Sevgilerimle.

Narince dedi ki...

Yanıtınız için teşekkür ederim Başak Hanım. Yorumunuz rahatlattı beni, güzel kızım öyle kambur yürüyünce, alçacık bir koltuğa bile zıplayamayınca çok üzülüyorum. Başka bir veterinere götürmekte de tereddütlüyüm. Çiğ eti duyar duymaz her şeyi buna bağlayacaklar biliyorum. Bu durumu yine düşmesine bağlamaktan ve geçmesini umut etmekten başka yapacak bir şey yok gibi görünüyor.


Ne kadar baktıysam da kakasında ya da poposunda parazit görmedim ben. Yine de parazit ilacını tamamlayayım ve çocuklarıma kullandığım gibi kabak çekirdeği vereyim. Umarım yerler:)

Çok teşekkür ediyor, kızlarınıza ve size sevgilerimi gönderiyorum.


Sağlıcakla kalın...

mehtap güngör dedi ki...

merhaba Başak Hanım ben kedim için hangi kumu kullanacağıma karar veremedim yani siz kimyager olduğunız için bilirsiniz diye size danışmak istedim piyasadaki kedi kumları zararlı mı acaba?cevabınız için teşekkürler :)

Başak Pirtini dedi ki...

Merhaba Mehtap hanim,
Biz silika kumlari kullandik. Ancak bu kumlarin tozu cigerlere dokunabiliyor ve cok kotu kokuyor. Bazi petshoplarda kagit ve misirdan yapilmis kumlar gormustum. Ya da daha tas seklinde olanlar kullanilabilir. En guzeli de tabii dogal toprak mumkunse kedi disari cikmali :) sevgiler.